Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
NİÇİN SİSMİKAKTİVİTE GÖNÜLLÜSÜYÜM ?
 DOHAD | FORUM | NİÇİN SİSMİKAKTİVİTE GÖNÜLLÜSÜYÜM ?
Mesaj icon Konu: Niçin sismik aktivite gönüllüsüyüm.. Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
Misafir
Misafir
Misafir

Alıntı Misafir Cevaplabullet Konu: Niçin sismik aktivite gönüllüsüyüm..
    Gönderim Zamanı: 13-Eylül-2007 Saat 23:57
  99  depreminden sonra  deprem öncesi bende olusan değişiklikleri keşfettim tabıı bu yaklasık 1 yıl  içinde oldu .Anladım kı 99 depreminden 2 ay önce bende tuhaflıklar baslamış  fakat daha önce bu kadar buyuk bır deprem görmediğim ve Ankarada büyüdüğümden deprem nedir pek de bilmediğimden anlayamamışım .99 dan  sonrası yavas yavas belirtileri hissetmeye basladım.önce düzce ardından afyon artık emindim.3 şiddetindeki depremler bile uyumam için yeterliydi.evet deprem olacağı zaman uyuyordum ama ne uyku ortalık yıkılsa uykuya manı olamıyordum.Ama şiddeti buyuk depremlerde önce uyuyor bır gun önceside çıldırmış gibi geziyorum buyuk depremlerde uyku 1 hafta sürüyor .yıkıcı olmayanlarda uyurum 2 gun sonra beklerim tabii birde bölgeye göre değişikliklerde var.Uykularıma bırde ayak ağrısı eklendiki buda bana d.anadolu ve g.d.anadoluyu işaret ediyor.İşte sismik aktivite gönüllüsü olmak istememin nedeni bunlardı .Bir daha aynı acıyı yasamayalım olası bır depremde eğer önceden butun belirtilerle bırlikte benımde bir faydam olsun istedim... 
IP
A. S. DEMİREL
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 23-Eylül-2007
Konum: Ankara
Gönderilenler: 357

Alıntı A. S. DEMİREL Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Eylül-2007 Saat 19:59
Ben kurulduğundan beri bu sitenin gönüllüsüyüm, ancak artık rumuzla yazı yazma dönemi bittiği için beni yeni üye olarak görüyorsunuz, ama ben bu sitenin eski bir gönüllüsüyüm aktif görevde olduğum süre içerisinde de yazılar yazmış, gözlemlerimi belirtmiştim. Elbette o zamandan bu güne çok daha fazla bilgi birikimine ve tecrübeye sahibim ama gerçekler değişmedi, deprem gerçeği tüm çıplaklığı ile bir tarafta, öğrenmemek ve tedbir almamak konusunda ısrarlı Türk Halkı diğer tarafta, ama bende kurtarabildiğim kadar DENİZ YILDIZINI kurtarma konusunda herkesten daha çok ısrarlı, kararlı ve inatçıyım. Sayısız Afette görev almış, Türk Halkını hayata döndürmek için sayısız projelere imza atmış bir profesyonel olarak yine ben kazanacağım çünkü takım arkadaşlarım bu sefer sizlersiniz ve ben bu takıma güveniyorum !.........
 
Sevgi ve Saygılarımla
Doğa dengesini bozanlara birgün gelir mutlaka hesap sorar
IP
aysel Özgezer
Yönetici
Yönetici
Simge
DOHAD YÖNETİM KURULU YEDEK

Kayıt Tarihi: 04-Eylül-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1239

Alıntı aysel Özgezer Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26-Eylül-2007 Saat 01:49
Ne mutlu bizlere ...çok sağolun...sevgiler
IP
ugur kaynak
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
Simge
Dohad Onur Üyesi

Kayıt Tarihi: 09-Eylül-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1562

Alıntı ugur kaynak Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Şubat-2008 Saat 12:38

Bundan tam iki yıl önce ““NEDEN DOHAD?”” başlığı altında yazdığım yazıyı, yömetim toplantısında yapılan öneri üzerine güncelleyerek bir kez daha dikkatlerinize sunuyorum.

Renkli paragraflar güncelleme eklentileridir.

--------------------

Sevgili arkadaşlar.

 

Yıllardır soruyorum. Bu soruyu kendime!

Bilmem ki bu foruma  ben niye geldim?

 

Not: Aslında neden geldiğimi biliyorum da “tecahül-i arifane” yapıyorum. Foruma ilk girdiğimde adımı, soyadımı falan gizlemeden “Gönüllü Gözlemci” olarak giriş yapmıştım.

 

İşte sorular ve yanıtları:

 

Amerika’sından Japonya’sına, Yunanistan’dan Türkiye’ye kadar, buralarda yaşayan biz yerbilimciler, deprem kestirimi konusunda güvenilir, ya da diğer bir deyimle kesin ihbarlar verebilen bir alet, bir sistem veya bir yöntem geliştirebildik mi?

Belki. Biraz…Kesin olmasa da; Sporadik-E araştırmaları, Sürekli alan Magnetotellürik İzleme Yöntemi, Tilmetre, Extansometre, GPS Ölçümleri, Geotraversler..vs gibi birkaç tane.

 

Aynı zamanda biz yerbilimciler büyük depremlerden önce doğanın bir takım belirtiler verdiğini biliyor muyuz? Bunları da 30 yıldır derslerimizde öğrencilerimize anlatıyor muyuz?

Evet.

 

Doğanın verdiği deprem belirtileri genellikle ve baskın olarak nerelerde oluşuyor?

Olası dış merkez bölgesinde ve çevresinde…

 

Türkiye’de olası dış merkezlerin dağılımı ne durumda?

Neredeyse her yerde… Diğer depremsel ülkeler de farklı değil…

 

İşte bu yüzden; Çin’de bir grup araştırıcı yönlendirilmiş magnetotellürük sinyal probu ile, Hindistan’da bir grup astronomik verilerle, Güney Amerika’da gravitatif anomalileri kullanarak Yer Kürenin ağırlık merkezinin minik deplasmanları ile, Yunanistan’da bir grup Piezoelektrik yöntemle, Türkiye’de bir grup kayaç gerginliği ile … doğrudan yerbilimlerinden yararlanmayan bir takım yan disiplinlerden medet ummaktadırlar. Bunların, yerbilimleri dışında birtakım bilimsel donanımları da olabilmektedir. Bunların başarı oranı nedir?

Onlar da yerbilimcilerin ulaşabildiği %50 KESİN BAŞARI oranını henüz aşamadılar.

 

Bu kadar bilimsel donanıma da sahip olmayanlar ise, daha başka bilim dışı yöntemler geliştirmekteler. Bunlardan başarılı olanlar var mı?

Maateessüf Yok. Not: Üzünçlü olsun diye seçilen bu kelimenin içerisindeki iki adet” a”, iki adet ”e” ve iki adet ”s” harfine dikkatinizi çekerim.

 

Yeryüzünde herhalde depremden başka hiç bir fenomen, bu kadar çok kapsamlı ve bu kadar çok katmanlı araştırmalara hedef olmamıştı. Ama yine de, bilimsel olsun, ya da olmasın, bütün bu araştırmaların sonuçları “jant üzerinde” gidiyor!!!

 

 

-----------------

Diyalog:

Vatandaş-O zaman, Aklın yolu birdir (Hadi bilemedin ikidir) diyerek neden başarı oranı yadsınamayacak kadar yüksek olabilecek ikinci yolu kullanmıyorsunuz?

 

Yerbilimci-Kullanacağız kullanmasına da, bilimsel gururumuz ne olacak?

 

Vatandaş-Bilimsel gururunuzu makarna yaparsınız!

 

Vatandaş-Nedir o başarı oranı yüksek ikinci yol?

 

Yerbilimci-Aslında o da sosyal ağırlıklı bilimsel bir yol olan DOĞAL OLAYLARIN GÖZLENMESİ yolu... İşte bu yüzden buradayım. İşte bu yüzden, ismi bile çok anlamlı umutlar veren DOHAD’ı destekliyorum. İşte bu yüzden bu kadar önemsediğim halde DOHAD üyesi olmayı düşünmüyorum.

 

Vatandaş-Oooo demek DOHAD’a bu kadar güveniyorsunuz?

 

Yerbilimci-Ne yazık ki hayır demeliyim. (Biz) Türk halkının unutkanlığını bir türlü unutamıyorum. İşte bu yüzden depremden sonraki katılım ve aktif görev anlayışının nasıl erozyona uğradığını görerek güvenimi yitirmek üzereyim. Azıcık güveniyorum da,  onu da güvenimi yitirmek üzereyim.

 

Vatandaş-Neden?

 

Yerbilimci-DOHAD’ın uykuya yatması yüzünden.

 

Vatandaş-Öyle miii? Peki DOHAD nasıl uyanır?

 

Yerbilimci-DOHAD’da şu anda insan parametreleri ön planda. Bunun yanında karınca gözlemleri, evcil hayvan gözlemleri, evsel böcek vs. gözlemleri, elektronik cihaz arızaları, statik elektriklenme, bulut gözlemleri gibi bir tuşa basma uzaklığında ve hemen kendi çevremizde olan, en kolay ulaşabileceğimiz gözlemler ön planda.

 

Olası Orta Marmara Depremi ise, güzelliği ile sinsiliğini bir arada yaşatan Marmara’nın, 1200 m derinlerinde semiriyor. Denizin dibindeki yengeçlerle mi ortak çalışma yapalım? Orasını nasıl gözleyeceğiz?

---------------

 

Biz Anadolu Çevre Asamblesi olarak orasını doğrudan hedef alan ve dört farklı fiziksel parametreyi gözleyecek olan bir sistem projelendirdik. Bu projeye sağ olsunlar sadece T.C.Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir ve Hidrografi Dairesi bakım, onarım ve işletim destek sözü verdi. Bunun dışında ne bir destek, ne de sponsor bulamadık. Yine de zarar yok diyelim. Çünkü dört parametre ile olmasa bile deniz tabanı sismometreleri ile  orasını gözleyenler de var. TUBİTAK MAM. Ama asıl olan DOHAD olarak ve sismikaktivite’nin 2000 küsur üyesinin ağırlığından da yararlanarak, oradan Marmara’nın derinliklerini gözetleyen bir “online link” almayı başarmaktır. “Biz Dünyada eşi olmayan bir STK’yız. Bizi görmezden gelemezsiniz.  Bu yüzden bizim gözlemlerimizle sizin gözlemlerinizi birleştirmeliyiz,” diye onları bu işe inandırmak gerekir. Kaldı ki sanırım onlar da, bu derin gözlemin getirdiği ağır sorumluluğu, böyle ciddi ve BİLİMSEL ÇİZGİSİNİ KORUYAN bir STK ile paylaşarak bir miktar rahatlayacaklardır.

 

HALBUKİ BUNLARDAN ÇOK ÇOK DAHA ÖNEMLİ OLAN GÖZLEMLER, OLASI DEPREM DIŞMERKEZ ALANLARINDAKİ ANOMALİLERİN GÖZLENMESİDİR. Bunun için olası deprem dış merkez bölgelerindeki gözlemci sayısının artırılması, hem de acilen artırılması şart ve elzemdir. Bu konuda da, ne yazık ki DOHAD kısıtlı finans kaynakları nedeni ile pek başarılı sayılamaz.

 

Kuyu suyu gözlemlerini, Deniz sıcaklığı gözlemlerini, Kaplıca- Ilıca gözlem işbirliklerini, Yabanıl hayvan davranış gözlemlerini… DOHAD ihmal etmiş gibi görünmektedir.

 

Bu yüzden bir “Amatör Sismolog Yetiştirme Kursu” önerdim. Aslında asıl hedef  kitle, İstanbul’da kursun iskeletini oluşturup, topun ağzındaki Maraş, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bingöl, Sivas, Tokat, Amasya… illerine bu kursları taşımak ve sismikaktiviteye, DIŞMERKEZLERİN ÜZERİNDE YAŞAYAN GÖNÜLLÜ GÖZLEMCİLER kazandırmaktı.

 

Diğer taraftan, DOHAD’ın yazılı ve görsel medya ile ilişkileri de uyku düzeyinde. Bir DOHAD destekçisi hocayı DOHAD’ın hedefleri konusunda medyayı bilgilendirmek veya bilinçlendirmek adına kullanmayı hiç düşünmedi DOHAD… (Not: Sevgili Oğuz Gündoğdu arada bir yeri geldiğinde DOHAD’ın adını yad ediyor. Hepsi Bu!)

 

Sevgili Fuat Agalday’ın ve diğer aktif arkadaşlarımızın, kendi özel işlerinin yoğunluğu arasından nasıl DOHAD’a bu kadar zaman ayırabildiklerine de akıl erdiremiyor ve takdir ediyorum. Buna karşılık asıl üzüldüğüm konu ise, hem maddi durumları, hem de çalışma tempoları, ya da iş durumları, çok daha uygun olduğu halde, hiçbir işin ucundan tutmayan üyeler ve gönüllü(?) gözlemcilerin hesaplanamaz çokluğudur...

  

Forum’un, seviyeli ve kültürlü insanların buluşup fikir alış verişi yaptıkları bir ortam olması beni de mutlu ediyor. Ama hepiniz de şunu iyi biliniz ki, buna rağmen, Forum bilimsellikten uzaklaşırsa ve DOHAD uykudan uyanamazsa, yaşlı demem genç demem, hanım demem bey demem, hepinizin kulaklarınıza yapışırım.

 

Sevgiler ve Saygılar.

 

Öneri: Sadece biyoparametre değil, Atmosfer, Yeryüzü, Deniz-Göl, Yabanıl ve Evcil Hayvan, Elektronik cihaz, Karınca gözlemleri... gözlemcilerin sayısının ve kapsadığı alanın gelişmesi için gözlemlere ve gözlemcilere önem verildiğini vurgulayan işlemler yapmak zorundayız. Bunu destekleyen tekliflerinizi özel mail ortamında beklemekteyim. Örneğin Sevgili Sevan Şimşekalp kardeşimizin bu günlerde çok daha aktif olmasını beklemekteyim. Eğer kendisi gibi aydın fikirli birkaç gözlemci daha bize kazandırabilirse, Fethiye için çok daha iyi olur kanısındayım. İzmirli arkadaşlardan da aynı şekilde üye sayısını artırıcı çalışmalar yapmalarını beklemekteyim.  Tanıdıklarınız ve güvendikleriniz vasıtası ile Ankaradan katılım sağlayacak girişimler yapınız. Bu kadar Ankara depreminden sonra bunu yapabiliriz herhalde.

 

Bu işin zorluğunun bilincindeyim. Sismikaktivite web sitesi tembel kullanıcılara itici gelen bir yapıya sahip. Bunun birinci nedeni üye kayıt bilgilerinin tam olarak istenilmesidir. (Ki bundan taviz verilmesi de söz konusu değildir.) İkincisi ise önlenemez biçimde artan karmaşasıdır. Örneğin yakın çevremdeki arkadaş ve akraba ortamına web adresi vererek “girin bakın ne yazıyorum orada. Hiç merak etmiyor musunuz” dediğimde yanıt:

-Girdik baktık senin yazını göremedik.

Oluyor. Yani sitede, forumun içerisinde bir yerde kaybolmuş bir Uğur Kaynak yazısını hiç kimse şimdiye kadar yardım almadan bulamadı.

 

Ben Elazığ depremlerinden sonra Elazığ’daki yerbilim ortamından bir jeofizikçi ve iki jeolog arkadaşımı bile sismikaktiviteye gönüllü gözlemci kazandıramamıştım.

 

Bütün bu zorlukların bilincindeyiz. Fakat bu zorlukların bizim tarafımızdan kaynaklanan kısımlarını en aza indirmek de elimizde.



Düzenleyen ugur kaynak - 26-Şubat-2008 Saat 21:02
Uğur Kaynak
IP
SEVAN ŞİMŞEKALP
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
Simge

Kayıt Tarihi: 05-Eylül-2007
Konum: Muğla
Gönderilenler: 214

Alıntı SEVAN ŞİMŞEKALP Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Şubat-2008 Saat 21:13
Hocam, şikayetim var, Göcek'teki gözlemciniz iyi çalışmıyor, kulakları çekilsin !!!
 
Son iki aydır yaşadığım sıkıntılı günlerin sona ermesini dört gözle bekliyorum. Sitemizi de sadece okuyarak takip edebiliyorum, gözlemlere pek katkım olamıyor. Karıncalara bakamıyorum, biolojik parametrelerimi bozacak başka nedenler olduğu için, ayrım yapamıyorum.(Ama dün en azından deniz suyunu öğrenmiştim, ölçüm yapılan yerde 12 Şubat'ta 18 cm olan su yüksekliği, yavaş yavaş, 23 Şubat günü 12 cm ye düşmüş.)
 
Madem ben bu aralar benden fayda yok, yeni gözlemci arkadaşlar için harekete geçmem lazım galiba.
Saygılarımla
IP
ugur kaynak
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
Simge
Dohad Onur Üyesi

Kayıt Tarihi: 09-Eylül-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1562

Alıntı ugur kaynak Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Şubat-2008 Saat 23:42
Sevgili Sevan Şimşekalp,
 
Her şey gönlünce olsun çocuğum.


Düzenleyen ugur kaynak - 26-Şubat-2008 Saat 21:03
Uğur Kaynak
IP
Misafir
Misafir
Misafir

Alıntı Misafir Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26-Şubat-2008 Saat 00:31
Hocam, Gönen' deki kaplıcaların suyu çok derinlerden geliyor. Oraya da kaplıca suyunun sıcaklığını, bileşenlerini, hatta radon gazı çıkışını izleyen bir gözlem istasyonu kurulabilir mi? Kurulabilirse çok yararlı olacağına inanıyorum.                                                                                        Saygılar...

Düzenleyen irfan aydınoğlu - 26-Şubat-2008 Saat 00:32
IP
ugur kaynak
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
DOĞA HAREKETLERİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ
Simge
Dohad Onur Üyesi

Kayıt Tarihi: 09-Eylül-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1562

Alıntı ugur kaynak Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 26-Şubat-2008 Saat 21:06
Sadece Gönen değil bütün kaplıcalar hedefimiz olmalı. Fakat nasıl yaparız bunu.
 
- DOHAD olarah dürümümüz yohtir !!! 
 
 
Uğur Kaynak
IP
Filiz Küçükkurt
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2008
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 25

Alıntı Filiz Küçükkurt Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 28-Temmuz-2008 Saat 22:19
Kimi insanlar sadece kendilerini koruma içgüdüsüyle hareket ederler, kimileri olması muhtemel felaketleri yok sayarak korunduklarını sanırlar, deve kuşları gibi kafalarını kuma gömerek, yokmuş gibi davranarak ya da "Zaten ne yapabiliriz ki?" diyerek... Bazıları da (Ki bunlar dağda çoban bile olabilirler, üniversitede profesör de) çevrede gördükleri her değişikliği merak eder, araştırırlar. Muhtemel felaketleri önceden görüp tedbir alırlar, başkalarını uyararak insanca bir görev yaparlar. Kaldırımı olmayan bir yolda yürümek zorunda kalırsak yolun sol tarafından yürümeyi öğretmişlerdi bize, araçların gelişini görebilelim diye... Ben de korktuğum bir şeye arkamı dönüp, gelişini görmemektense, yüzümü dönüp tedbirini almayı tercih ettiğim için buradayım. Felaket anlarında herkesten daha az panik yaptığım için, belki ailemi ben bilinçli davranarak kurtarabilirim diye buradayım. Belki Sivil Savunma adına bir şeyler yapabilir ve ulaşabildiğim her insanı eğitebilirim diye buradayım. Ama bir sitede yayınladığım Depreme Hazırlıklı Olalım konusunu üç-beş kişi okumuş ve onlar da biraz geyik yaptıktan sonra konuya bir daha girmemek üzere çıkmışlar. Ne acıdır, eğitilmek istemeyen bir toplumun üyeleriyiz.
Bütün üyelere selamlar...
FİLİZ ABLA
IP
özcan cabbar
Yönetici
Yönetici
Simge
DOHAD YÖNETİM KURULU

Kayıt Tarihi: 06-Eylül-2007
Konum: İstanbul
Gönderilenler: 1076

Alıntı özcan cabbar Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29-Temmuz-2008 Saat 11:58
 .............Ben de korktuğum bir şeye arkamı dönüp, gelişini görmemektense, yüzümü dönüp tedbirini almayı tercih ettiğim için buradayım.....
-----------------------------
Filiz hanım,
 
Bu cümleniz o kadar güzel ifade ediyor ki her şeyi, eklenecek tek söz yok..
Size sadece ' aramıza hoşgeldiniz' diyorum..
 
Sevgiyle
 
 
 
 
IP
Cumhur Tonba
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt Tarihi: 15-Ağustos-2009
Konum: Edirne
Gönderilenler: 8

Alıntı Cumhur Tonba Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 17-Ağustos-2009 Saat 10:51
   Güzel bir hareket. Toplum için faydalı bir çalışma. Ben zaten alışkanlık olarak bazen bir karınca yuvasının başında oturur dakikalarca onları seyrederim. Geliş ve gidiş yollarına bakarım. Bazı geceler agacın altında gökyüzünü, bazen dere kenarında suları ve içindeki canlıları, havadaki bulutları seyretmek çok sevdiğim işlerdendir.
   Doğa ile baş başa kalmak hoşlandığım bir yaşam tarzı.
   Biz doğayı umursamazsak, o' bizi hiç umursamaz.
   Zarar gören biz oluruz..
  
   Bunlar bile burada olmam için yeterli bir sebeb olmalı.
  
IP
F.Rüyam Uslu
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Mart-2009
Konum: İzmir
Gönderilenler: 27

Alıntı F.Rüyam Uslu Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mayıs-2014 Saat 16:26
Yaşadığımız ve bilebildiğimiz dünya ... ağaç, karınca , su , toprak, bulut , gaz, manyetik alanlar , insan... bu kocaman bir organizma.
Bir yerde bir sorun varsa ( ki bu doğal refleks ) doğa mutlaka ama mutlaka belli ediyordur. Milyonlarca yıldır devam eden bu doğa olayı pek çok insanın gözlem yapması ve paylaşmasıyla bilimsel bir veriye , sonuca ulaşabilir. Varsayım, hipotez , teori , kuram... bilim '' deneysel''dir.
Kücücük gözlemler bir ''bilgi'ye ulaşırsa ... ne mutlu bana, bize ...
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.05a
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide

Bu Sayfa 0,078 Saniyede Yüklendi.